Adanalı Sıtkı Bey, Baytar Mektebi’ni bitirip İstiklal Savaşı’nda yüzbaşı olarak görev yaptıktan sonra müziğe yönelmiş, öğretmenlik ve yazarlık da yapmıştır. İstanbul’da bestelerini plak şirketine sunduğunda Türk musikisinin yasaklandığını öğrenince, durumu sert bir mektupla Mustafa Kemal Atatürk’e iletir. Atatürk tarafından kabul edilen Sıtkı Bey, bir fasıl gecesine davet edilir; udu, tamburu ve eşinin sesiyle verilen bu özel dinletide Türk musikisine olan ilgi yeniden gündeme gelir. Gecede yapılan konuşmaların ardından Atatürk, milli müziğin önemini vurgulayarak radyoda yeniden icra edilmesi talimatını verir ve böylece yasak fiilen sona erer.
Metnin ikinci bölümünde ise Adana’daki erken dönem örgütlü müzik faaliyetlerine değinilir. 1904 doğumlu Udi İbrahim Efendi’nin kurduğu Körler, Sağırlar ve Dilsizler Tesanüt Cemiyeti bünyesindeki müzik topluluğu, 1949’da yayımlanan bir fotoğrafla dikkat çeker. Bu toplulukta yer alan sanatçılar arasında Uğurlar ailesi öne çıkarken, özellikle küçük yaşta sahneye çıkan Kemani Tevfik Uğurlar’ın varlığı, Adana’da müziğin kuşaktan kuşağa aktarılan güçlü bir gelenek olduğunu gösterir.
Suat Yener Arka Plan Sanat’ın “Adana ve Müzik” dosya konulu 41. özel sayısında sizler için yazdı…


