Bir Kentin Sessizliği “Kapalı Maraş”… Kapalı Maraş’ın sahiline baktığımda ilk gördüğüm şey deniz oluyor. Akdeniz’in bütün renklerini taşıyan berrak bir su, uzayıp giden bir kumsal, güneşin altında sessizce duran bir
Ruhun Mekânı…
📌 Bazı insanlar evlerden ayrılır; ama evler onları unutmaz. Bir fotoğraf, bir pencere, bir duvar… Geçmiş, mekânın içinde yaşamaya devam eder. 📖 Ruhun MekânıEmel SezerArka Plan Sanat Dergisi – Sayı
Ole! Las Ventas’ta Bir İç Hesaplaşma…
📌 Madrid’in ünlü Las Ventas Arenası’nda bir fotoğrafçının gözünden boğa güreşleri… 📌 Başlangıçta bir kültür, bir gelenek ve estetik bir gösteri olarak görünen arenanın içinde, zaman ilerledikçe başka bir gerçeklik
Ölümle Yaşam Arasındaki İnce Çizgi: Varda…
Toros Dağları’nın sarp kayalıkları arasında yükselen Varda Köprüsü, yalnızca görkemli bir mühendislik eseri değil; Anadolu’nun demiryolu tarihine tanıklık eden yaşayan bir miras. Taş kemerlerin üzerinden geçen trenler, bugün hâlâ geçmişle
Teşekkürler…
Sektörümüz adına inanıp güvenerek şahsıma bir dönem daha görev ve sorumluluk veren tüm meslektaşlarıma; oylarıyla destek verememiş olsalar da bu süreci bizimle birlikte yaşayan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.
Fotoğraf Sanat mıdır, Yoksa Biz Hâlâ…
📌 Fotoğraf Sanat mıdır, Yoksa Biz Hâlâ Yanlış Soruyu mu Soruyoruz? Belki de artık bu soruyu sormanın zamanı geçmiştir. Bugün herkes fotoğraf çekebiliyor. Her gün milyarlarca görüntü üretiliyor; teknoloji, yapay
Fotoğrafta Sezgisellik…
İyi bir fotoğraf yalnızca kurallara uymakla mı ortaya çıkar? Bazen fotoğrafı asıl güçlü kılan şey; bildiğimiz kompozisyon kurallarının ötesine geçebilmek, gördüğümüzü yalnızca gözümüzle değil, sezgimizle de kavrayabilmektir. Tarık Yurtgezer, “Fotoğrafta
İstanbul Deyince Aklıma Martılar Gelir…
🌊 Boğazın mavisi, vapurların sesi ve gökyüzünde süzülen beyaz kanatlar… Martılar, İstanbul’un yalnızca bir parçası değil; şehrin hafızasının, ruhunun ve hikâyesinin de tanıkları. Av. Figen GÜNAY KILIÇ, “İstanbul Deyince Martılar
DÖRT YIL, SÖZÜMÜZ, EMEĞİMİZ, MÜCADELEMİZ…
Genel Yayın Yönetmenimiz A.Niyazi Sertkalaycı;Son Meclis toplantısını da geride bıraktık. Görev yaptığım dört yıl boyunca; katılımımızla, çalışmalarımızla ve Meclis kürsüsünden aldığımız her sözle, Adana Ticaret Odası Meclisi’nin bir parçası olduk.
Özgüven mi, bencillik mi? Aradaki çizgi nerede başlıyor?
Çocuklarımızı özgüvenli bireyler olarak yetiştirmek isterken, farkında olmadan “Ben ne istersem olur” anlayışını mı öğretiyoruz? Gerçek özgüven; her istediğini elde etmek değil, istediği olmadığında da kendine ve karşısındakine saygısını koruyabilmek…











