Fotoğrafın yalnızca görünen yüzüne değil, düşünsel derinliğine de bakmak isteyenlere… Tekin Ertuğ’un“Fotoloji / Fotologya” ve“Foto İntelijansiya” adlı iki kitabı Arka Plan Yayınları’ndan çıktı. 📚 İki kitap daN11, Trendyol ve aşağıdaki
Paris Bir Şenliktir…
Ernest Hemingway’in Paris anılarından yola çıkan Okyar Atilla, edebiyatın, sanatın ve tarihin izinde bizi bir yolculuğa çıkarıyor. Hemingway’den Abidin Dino’ya, Fikret Mualla’dan Cahit Sıtkı’ya uzanan bu yazı; Paris’in sanatla örülü
Koltuklar Geçer, İzler Kalır…
Hayatta bazı makamlar, bazı koltuklar ve bazı görevler geçicidir. Asıl kalıcı olan ise insanın geride bıraktığı iz, yaptığı işler ve toplumun hafızasında bıraktığı değerdir. Bir koltuğun değeri, üzerinde ne kadar
Göğe Yazılanlar…
Hulki Muradi’nin Göğe Yazılanlar… başlıklı öyküsü; gökyüzüne çizilen uçuş izlerinden yola çıkarak hafıza, savaşın görünmez travmaları, baba-oğul ilişkisi ve insanın geride bir iz bırakma arzusunu anlatıyor.
Bir Zamanlar Filmler Gerçekten Yolculuk Ederdi…
İstanbul’da tamamlanan bir film, metal kutulara yerleştirilen makaralarla yola çıkar; şehir şehir dolaşarak seyircisine ulaşırdı. Film Adana’ya geldiğinde yolculuk bitmez, asıl serüven burada başlardı. Mersin’den Hatay’a, Gaziantep’ten Diyarbakır’a, Urfa’ya kadar
Fotoğraf Yalnızca Ödül Kazanmak İçin mi Çekilir?
Bazen bir madalyadan daha değerlidir birlikte üretmek.Bir plaket yerine bir kitap, bir belge yerine bir sergi bırakmak… “İnsanların birbiriyle rekabet etmesine yol açmak yerine, dayanışarak ve paylaşarak önemli şeyler inşa
Taş Köprü’nün Deli Dumrul’u…
Adana yalnızca bağımsızlık ruhuna değil, köprü geçiş ücretlerine de ilham kaynağı olmuş! 1930’lu yılların Adana’sında Taş Köprü’nün başına bir kulübe kurup, gelip geçenden vergi toplamaya başlayan “Peygamber Horozu Yemiş Halil”
Çizginin Hafızası…
Bir insan bir çizgi çizer. İlk anda yalnızca kâğıt üzerindeki bir izdir. Fakat insan zihni o izden bir kavrama, kavramdan sözcüklere, sembollere ve nihayet ortak bir hafızaya ulaşır. Belki de
Üçüncü Sinema’nın Egaliteryen Çizgileri…
🎬 SİNEMA SADECE PERDEDE MİDİR?“Üçüncü Sinema’nın Egaliteryen Çizgileri: Kan ve Gözyaşları Hâlâ Akıyor, Ancak Dinecek Bir Gün” 1960’ların sonunda antiemperyalist ve dekolonyal bir mücadele alanı olarak doğan Üçüncü Sinema, zaman
Bir Taşınma Hikâyesi…
“İki taşınma bir yangına bedeldir” der eskiler… Bir şehirden başka bir şehre taşınmak; kolileri, eşyaları ve anıları birlikte taşımaktır. Yeni bir ev, yeni bir şehir ve hiç beklenmedik sürprizlerle dolu











