İnsan, çoğu zaman eksik yanını başkasında tamamlamaya çalışır; belki de terapi dediğimiz şey, iki insanın birbirinin yaralarına sessizce ayna tutmasından ibarettir. Danışanlarını dinlerken onların hikâyelerinde kendi kırıklarını gören bir terapist, zamanla başkalarının acısını taşırken kendi sesini duyamaz hâle gelir. Boş kalan bir koltuk, gelmeyen bir randevu ya da seramik bir kuşun kanadındaki ince çatlak, aslında onun iç dünyasının sessiz yansımalarına dönüşür. Günün sonunda anlar ki bazen en zor iyileşen kişi, başkalarını iyileştirmeye çalışan insandır; çünkü dinlemek her zaman iyileştirmez, kimi zaman insanı kendi sessizliğiyle yüz yüze bırakır.
Hulki Muradi Arka Plan Sanat’ın 43. sayısında sizler için fotoğraflayıp yazdı…


