Ersin Alok, mağaralardan dağlara, antik tanrılardan modern insanlara, doğanın derin sessizliğinden sanayinin ritmine kadar dünyanın tüm detaylarına fotoğrafıyla dokunan eşsiz bir gözdü. Işık bilgisi, kültürel birikimi ve bitmeyen merakıyla gördüğü her iz, her çizgi, her nefes ona göz kırpar; o da bütün bu detayları sevgiyle yakalardı.
Onu özel kılan yalnızca fotoğrafları değil, bilgiye ve doğaya duyduğu tutku, geçmişle geleceği aynı karede buluşturabilme yeteneğiydi. Bugün hâlâ eserlerinde yaşayan ruhu, bir ustanın hem kalbimize hem belleğimize bıraktığı en güçlü mirastır.
Dostları Ersin Alok’u Anlatıyor; Tanju Akleman Arka Plan Sanat’ın 39. sayısında sizler için yazdı…


