Çukurova, geçmişte geniş bataklıkları, sazlıkları ve zengin doğal yaşamıyla hem insanlar hem de göçmen kuşlar için adeta bir yeryüzü cennetiydi. Yazın bunaltıcı sıcak ve sivrisineklerden kaçan insanlar her yıl Toroslar ve Binboğa yaylalarına göç eder; develerle taşınan kıl çadırlar, sürüler ve ailelerle birlikte yaylalarda kurulan yaşam, türküler, ağıtlar ve sözlü kültürle beslenen güçlü bir toplumsal hafıza oluştururdu. Bu zorlu fakat dayanışma dolu hayat, Çukurova insanının kültürünü ve müziğini derinden şekillendirdi.
Zamanla bataklıkların kurutulup tarıma açılmasıyla Çukurova büyük bir tarım merkezine dönüşmüş; pamuk ve diğer ürünlerle bölge ekonomik olarak gelişirken doğa ve geleneksel yaşam biçimi büyük ölçüde değişmiştir. Buna rağmen Çukurova, güçlü ozan geleneği, anonim türküler ve yetiştirdiği sanat insanlarıyla kültür-sanat alanında bereketini korumakta; zengin folklorik müzik mirasıyla Adana ve çevresi Türkiye’nin önemli kültürel kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir.
📟 Bereketli Toprakların Müziği…
Tekin Ertuğ Arka Plan Sanat’ın 41. sayısında sizler için yazdı…


