Ruhi Su, 1912’de Van’da doğmuş, küçük yaşta yetim kalmış ve Adana’ya getirilerek burada büyümüştür. Çocukluğu Dar’ül Eytam’da geçerken müziğe olan yeteneği fark edilir ve kemanla başlayan müzik yolculuğu onu Ankara Müzik Öğretmen Okulu’na, ardından konservatuarın opera bölümüne götürür. Basbariton sesiyle Devlet Operası’nda çalışsa da, asıl kimliğini halk türkülerine verdiği yeni yorumla bulur. Çukurova’nın kültürü, “Kaçkaç” gibi tarihsel deneyimler ve halkın yaşamı onun sanatını derinden etkiler.
Yaşamı boyunca türküleri yalnızca söylemekle kalmayıp onları yeniden yorumlayan Ruhi Su, halk müziğini toplumsal hafızanın ve direnişin sesi olarak görür. Siyasi nedenlerle hapis yatmasına rağmen sanatından vazgeçmez; Anadolu’yu ve dünyayı dolaşarak türkülerini söyler. Yunus Emre’den Pir Sultan’a, Nâzım Hikmet’ten çağdaş şairlere uzanan geniş bir kültürel damarı müziğinde buluşturur ve ölümüne kadar halkın acısını, umudunu ve başkaldırısını sesiyle dile getiren güçlü bir sanatçı olarak kalır.
📟 Ruhi Su, Adanalı Ezgili Yürek…
Nevzat Hız Arka Plan Sanat’ın “Adana ve Müzik” dosya konulu 41. özel sayısında sizler için yazdı…


