Doğa fotoğrafçısı ilk evrede, gördüğü her şeyi belgelemek isteyen bir toplayıcı gibidir. Türlerin peşine düşer, popüler mekânlara gider, teknik becerisini geliştirir ve arşivini zenginleştirir. Ancak zamanla bu tekrarlar anlamını yitirir; fotoğraflar sadece bilgi taşıyan görüntülere dönüşür ve fotoğrafçı tatminsizlik hissetmeye başlar.
İkinci evrede ise fotoğrafçı, doğayı nesneler toplamı olarak değil bir bütün olarak algılar. Artık önemli olan “ne çektiği” değil, doğayla kurduğu ilişkinin onda bıraktığı izdir. Ön yargısız bir bakışla doğayı içselleştirir ve fotoğraf, dış dünyanın kaydı olmaktan çıkarak içsel bir deneyimin ifadesine dönüşür.
Tarık Yurtgezer Arka Plan Sanat’ın 42. sayısında sizler için fotoğraflayıp yazdı…


