Yazı, kışın sert yüzünü gösterdiği Mersin atmosferinde başlıyor. Toroslar’dan esen soğuk rüzgâr, şehrin sokaklarına, esnafına ve insanlarına sinmiş bir durgunluğu hissettiriyor. Hastane Caddesi’nde gündelik yaşam sürerken, bir otomobilden yükselen hüzünlü şarkı ve köprüye asılmış “Sahipsiz Mersin” afişi anlatıcının içine dokunuyor. Bu görüntü, yalnızca bir şehrin değil, aynı zamanda yıllardır kaderine terk edilen Mersin İdman Yurdu’nun da çöküşünü simgeliyor.
Metnin devamında kulübün geçmişte yaşattığı büyük sevinçler, Süper Lig’deki parlak günleri ve sonrasında yaşadığı dramatik düşüş anlatılıyor. Siyasi çıkarlar ve ilgisizlik nedeniyle zayıflayan kulübün ayakta kalması için taraftarların verdiği mücadele öne çıkıyor. Kırmızı Şeytanlar’ın bağlılığı, eski stadın hatıraları ve tribün kültürü üzerinden aktarılan yazı, futbolun yalnızca bir oyun değil; şehirle, kimlikle ve aidiyetle kurulan güçlü bir bağ olduğunu vurguluyor.
Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Musa Çelik Arka Plan Sanat’ın 42. sayısında sizler için yazdı…


