Çınar Fotoğrafhanesi… Leave a comment

Ellili yılların Ağlasun’unda fotoğraf çektirmek başlı başına bir yolculuktu. Kasabada fotoğrafçı olmadığı için insanlar sabah otobüsüyle Isparta’ya gider, akşama kadar bekler, fotoğraflarını alıp köylerine dönerdi. Ta ki anlatıcının pratik zekâlı dayısı, Pazaryeri’ndeki büyük çınarın gölgesinde “Çınar Fotoğrafçısı”nı açana kadar. Böylece küçük kasabanın ilk fotoğraf stüdyosu doğdu; tahta döşemeli, aynalı, duvarda herkesin taktığı şal desenli kravatın asılı olduğu mütevazı bir dükkân…

Bu hikâye yalnızca bir fotoğrafçının kuruluşunu değil, fotoğrafın geçmişte taşıdığı değeri de anlatıyor. O yıllarda fotoğraf çekmek kimyasal bilgi, sabır ve emek isteyen gerçek bir meslekti; insanlar en güzel kıyafetlerini giyip objektif karşısına saygıyla otururdu. Bugün saniyeler içinde çekilip tüketilen görüntülerin aksine, o dönemin her karesi emekle kurulmuş bir hatıraya dönüşürdü.

Gökhan Korkmazgil Arka Plan Sanat’ın 42. sayısında sizler için yazdı…

Bir yanıt yazın

Left Menu Icon