Kar kış kıyamet. Yokluk, yoksunluk, hasret. Hiç bitmez sanırsın. Zamanın takılı kaldığı ırak bir diyarda unutulmuş gibidir. Pencerenden umutla bakarsın. Beklersin.
Kardelenler zarif bir inatla açar karın içinde. Çiğdemler çiçeklenir morlu sarılı neşeli. Ardı sıra nergisler, papatyalar, sümbüller, gelincikler doldurur çimenleri. Kuş sesleri, arı vızıltıları, çocuk gülüşleri. Bir sabah karşında bembeyaz çiçeğe durmuş erik ağacı.
Birdenbire gelir bahar, coşkuyla gelir ve illaki gelir.
Figen Günay Kılıç Arka Plan Sanat’ın 42. sayısında sizler için yazdı…


