Yaşlı keman ustası Şahin Tutkulu, titreyen ellerine rağmen müziğe tutunmaya çalışan bir zanaatkârdır. Hastalığı giderek ilerlese de kemanı bırakmaz; çünkü onun için müzik yalnızca bir sanat değil, insanın acıyı ve korkuyu kabullenmesinin en zarif yoludur. Çırağı Hasan ustasını hayranlıkla izlerken, komşuların kuşkusu ve alayı arasında Şahin’in titreyen ellerinden çıkan kırık sesler zamanla mahalleyi saran derin bir ezgiye dönüşür.
Bir gece kemanıyla son kez çalan Şahin, sabah olduğunda atölyesinde huzurla hayata veda eder. Ancak ardında yalnızca bir keman değil, bir anlayış bırakmıştır: sesin ışığa karışan ruhu. Bir yıl sonra Hasan aynı atölyede yaptığı kemanın içine ustasının adını koyar; böylece Şahin Tutkulu’nun sesi, ışık ve müzikle birlikte yaşamaya devam eder.
📟 Çatıdan Gelen Sesler…
Hulki Muradi Arka Plan Sanat’ın “Adana ve Müzik” dosya konulu 41. özel sayısında sizler için yazdı…


